7 Ağustos 2010 Cumartesi

Ramazan Coşkusu Samanyolu'nda

Samanyolu Televizyonu, Ramazan'a "5 vakte 5 program + 1 Dizi" ile giriyor.

Ramazan Hali
Yeşil Elma
İftar Zamanı
Samanyolu Sofrası
Gecenin Bereketi
Ve 5+1: Şehrayin

Resim
Ramazan Hali

Bu Ramazan, Ramazanımızı renklendirecek, içimize huzur verecek bir program geliyor. Fırat Paşayiğit'in samimi ve sıcak sunumuyla ekrana gelecek programda insanların Ramazan hallerine yer verilecek ve her kesimden insanımızın Ramazan yorumu alınacak.

Sımsıcak muhabbetler, her gün farklı bir mesleğe sahip kişiyle yapılırken, herkesin genel bir Ramazan hali ortaya çıkacak. Yeri gelecek eğlendirecek yeri gelecek çok düşündürecek. Her gün yüz yüze geldiğimiz ama muhabbet etmediğimiz ya da hiç göremediğimiz insanlarla kaynaşıp samimi bir ortamda Ramazan konuşulacak.

Yeşil Elma


Hanımların vazgeçilmez programı Yeşil Elma, Ramazan Boyunca her gün saat 14:45'te Samanyolu'nda… Ramazan lezzetlerine dair ne varsa tatlısından tuzlusuna, börekler, güllaçlar, pideler, sebzeli etli yemekler birbirinden pratik tariflerle Yeşil Elma'da. İftar saatine Yeşil Elma programı ile biraz daha yaklaşırken, davetlilerinize, aile fertlerinize hazırlayabileceğiniz en leziz ve pratik tarifleri Oktay Aymelek sizlerle paylaşacak.

İftar sofralarını Yeşil Elma referansıyla hazırlarken, sahur sofralarınızın vazgeçilmezlerinin neler olduğu hangi alternatif tatlarla sofranızı zenginleştirebileceğinizi öğreneceksiniz.

İftar Zamanı

Ramazan'ın beklenen en güzel sohbet programı “İftar Zamanı” bu yıl
Mekke – Medine, Urfa ve İstanbul / Eyüp Sultan'dan gerçekleştirilecek yayınla Samanyolu izleyicilerini her gün manevi bir yolculuğa çıkarıyor.

Murat Doğru'nun sunacağı “İftar Zamanı”nda Faruk Beşer'in yorumları ve Ayhan Tekineş ile Ramazan'ın en güzel sohbetleri her gün 16:45'te izleyicilerle buluşacak…

Samanyolu Sofrası

İftar Zamanı'nda Murat Yeni 'Samanyolu Sofrası'nda ünlü konuklarıyla halkın arasına girerek keyifli röportajlar gerçekleştirirken, Mekke ve Medine'den muhteşem görüntüleri ve röportajları ise Ahmet Bozkuş an be an ekranlara taşıyacak. Urfa'dan yayınlanan özel röportajlarda ise huzur ve barış adına güzel beldelerimizde yaşanan iftar sofraları, kanaat önderleri ve İslamın güzel değerleri ile alakalı hoş sohbetler eşliğinde ekranlarınızı aydınlatacak…

Gecenin Bereketi

Samanyolu Televizyonu, en güzel iftar programlarının yanı sıra sahur vakti de evlerinize konuk olacak, gecenizi bereketlendirecek. Ramazan gecelerinin en özel sahur programı “Gecenin Bereketi” ile her gece saat 02:15'te İlahiyatçı Yener Öztürk ile sahurunuza ayrı bir lezzet katacaksınız.

Sahur vakti dünyanın en iyi hafızlarının okuyacağı Kur'an-ı Kerim ile beslenip, Yener Öztürk, Osman Güner ve Yunus Ekin hocaların Kur'an tefsirleri ile aydınlanacaksınız.

Resim

Ve 5+1: Şehrayin

Samanyolu Televizyonu'nda bir ilk... “Şehrayin” dizisi de Ramazan'da Samanyolu seyredenlerine özel bir hediye olacak. 18 yüzyılda, İstanbul'da geçen bir Ramazan hikayesi olan Şehrayin kelime olarak “ışıklandırılmış şehir” manası taşımaktadır. Bazen kendi devrinden bazen günümüzün dilinden, şimdinin masala dönmüş anılarını yaşayan geniş bir aile olacak ekrana gelen.

Konusu itibari ile bir İtalyan gezginin, çok duyduğu doğunun batıya ve gökyüzüne en yakın şehri İstanbul'u bir Ramazan ziyaret etmeye karar verir. Bu ailenin yanında kalabilmek için Paşa babasına bir dilekçe yazar ve gereken izni alır.

Muhip evin iç güvey damadı, Mihrace agresif gelin, Safiye Hanım dominant kaynana, Ketum Paşa Baba, yalının neşe kaynağı küçük Tevfik, olmadık yerde sürekli ortaya çıkan Davulcu Hamdi, evde kalmış Karagöz ustası Saadettin ve yalıya sonradan dilekçe ile misafir olan İtalyan Gezgin.

Ramazan boyunca muhteşem bir proje, yüzleri güldürecek Osmanlı'dan günümüze ulaşan Ramazan ritüelleri ile ulaşamayıp tarihe karışan adetleri bütünleştirici ve sıcak bir atmosferde sunacak. Bunu yaparken modern drama tekniklerinden sitcom türünü kullanacak.

4 Ağustos 2010 Çarşamba

28 Mayıs 2010 Cuma

yeşeren ümitler 1.bölüm videoları





TANRI DAĞLARINDA YEŞEREN ÜMİTLER 2

TANRI DAĞLARINDA YEŞEREN ÜMİTLER 2

Bu ülkede Türkiye çok seviliyor

Kırgızistan'ın uçsuz bucaksız yeşil kır manzarasında yolculuk etmek insanı bambaşka duygulara sürüklüyor. Özellikle bahar mevsiminin görsel zenginliği harika...

Karakol’da ve Narın’da kışın son demlerini yaşarken Oş, Celalabad, Kademcay ve Kızılkıya’da da baharın en cilveli anlarına şahitlik ediyoruz. Yaylalar ve yemyeşil otlarla bezenen tepeciklerde koyunlar, keçiler ve atlar yan yana otlanıyorlar. Ufukta karlı dağlar var. Hatta hemen eteklerindeyiz bu dağların. Birkaç evden oluşan bir yerleşim alanında yaşlıca bir kadın ve erkek oturuyor ufuklara dalmış. Güneş onlar için doğuyor ve batıyor aslında. Ne elektrik var ne de başka bir teknoloji… Her türlü dünyevi kirlilikten uzak, zamanın donduğu anlardan birisi işte… Düşünüyorum onlar mı gerçek hayatı yaşıyor, yoksa şehrin karmaşasında kendisine yol çizmek isteyen insanlar mı? Hızlandırılmış bir kare düşünün. Sürekli değişen günler ve iklimler… Ancak onlar sabit… Evet güneş doğuyor ve batıyor. Bizler için değil biz takip ediyoruz güneşi yakalamaya çalışıyoruz onu. Oysa güneş böylesi bir atmosferde o insanların dinginliğine ayak uydurmaya çalışıyor sanki.

Resim

Muhteşem bir göl var Kırgızistan’da. Ve o gölle bütünleşen silueti ile Tanrı dağları, vadiler, dağları delen ırmaklar var. Ama Isıkgöl başka. Şimdilerde deniz olduğu tescillendi deniyor ama adı Isıkgöl bir defa. Buradaki Çolpanata kız lisesinin bahçesinden seyrediyoruz manzaranın güzelliğini. Bir tarafta göl var diğer tarafta karlı dağlar. Kırgızistan’ın eşine az rastlanır manzaralarından birisi işte. İçine tuz karışan şekerle tatlandırdığımız çay, sımsıcak sohbetleri ve ay yüzlü çehreleri ile etrafımızı çevreleyen öğretmenlerle daha bir içilesi hale geliyor. Sohbet hep güzellik adına…

Karakol eyaleti adı üstünde kelime olarak Türkiye’de farklı algılanabilecek bir isme sahip. Ancak buradaki okul ilk açılan okulun selefi konumunda olduğu için önemli. Dolayısıyla okulun ilk müdürü İsmail Kamit ve yurdun müdürü Cafer Topcan beyefendilerin heyecanı da bu noktada artıyor. Onları ilk karşılayanların, yardım edenlerin hasreti de onlar için aslında… İlk çay içme serenatı ile burada tanışıyoruz. Kırgız adetlerinde çay içme bizde anlaşıldığı gibi sadece çay içmek değil Mükellef bir sofra. Çayla beraber kuruyemişler yeniyor, kuruyemişlere meyveler ve reçeller eşlik ediyor. Sonrasında “Aksakal” olarak adlandırılan değerli kişi koyunun kızarmış kellesini parçalar halinde sofranın etrafını çevreleyen insanlara takdim ediyor. Yemek zorundasınız artık bahtınıza ne düşmüşse; kulak parçası, dil, göz ya da kellede ne varsa artık… Sonrasında etin en değerli lezzetli yerleri “Aksakal” dan başlanarak dağıtılıyor. Yiyebildiğinizi yiyor yiyemediğinizi giderken paket halinde size veriyorlar. Gelenek bu. Bu noktada bize bu güzelliği sunan İsmail Soysal Beyefendiye ve Karakol’daki arkadaşlara teşekkürü bir borç biliyoruz.

Yolculuklarımız uzun sürüyor, ağaçlarla çevrelenen bir yol kültürü var çok güzel… Ancak yollardaki çukurların çokluğu kavuşma süresini uzatıyor biraz. Öyle bir yol ki yolun bir kısmı Özbekistan diğer kısmı ise Kırgızistan… Özbekistan sınırından geçerken sert bir bakıştan dolayı yakalanıyoruz Özbek güvenlik güçlerine. Neyse ki gülümseyen arkadaşlar bulunuyor yanımızda da rahatlıkla geçebiliyoruz. Ondan sonrası zaten Kademcay. Burada da bir tepenin eteğinde güzel insanların vazife yaptığı bir okul ve bizi karşılayan yine güzel insanlar ve aydınlık yüzleri parıldayan gözleri ile ışıl ışıl öğrenciler var. Şehrin manzarası eşliğinde güzel bir kamelyanın altında soluklanıyoruz biraz.

Bu arada okulların büyük bir çoğunluğunun bina anlamında yeniden gözden geçirilmeye ihtiyacı var. Gerçi ülke şartlarında iyi sayılabilirler. Yine de zamanın yıpratıcılığı maalesef onların da üzerinde… Türkiye’den fedakar destekleyicilere duyurulur. Bu okulların içinde verilen eğitimse en modern binalarda bile verilemiyor çoğu zaman. İnsanların gönül güzelliği mest ediyor yine bizleri...

23 Mayıs 2010 Pazar

KAÇIRANLAR VE TEKRAR İZLEMEK İSTEYENLER !

Bu guzel yapımı kaçıranlar ve tekrar izlemek isteyenler için ;

KURE TV


SAMANYOLU TV

YEŞEREN ÜMİTLER 2

TANRI DAĞLARINDA YEŞEREN ÜMİTLER 2

Bu ülkede Türkiye çok seviliyor

Kırgızistan'ın uçsuz bucaksız yeşil kır manzarasında yolculuk etmek insanı bambaşka duygulara sürüklüyor. Özellikle bahar mevsiminin görsel zenginliği harika...

Karakol’da ve Narın’da kışın son demlerini yaşarken Oş, Celalabad, Kademcay ve Kızılkıya’da da baharın en cilveli anlarına şahitlik ediyoruz. Yaylalar ve yemyeşil otlarla bezenen tepeciklerde koyunlar, keçiler ve atlar yan yana otlanıyorlar. Ufukta karlı dağlar var. Hatta hemen eteklerindeyiz bu dağların. Birkaç evden oluşan bir yerleşim alanında yaşlıca bir kadın ve erkek oturuyor ufuklara dalmış. Güneş onlar için doğuyor ve batıyor aslında. Ne elektrik var ne de başka bir teknoloji… Her türlü dünyevi kirlilikten uzak, zamanın donduğu anlardan birisi işte… Düşünüyorum onlar mı gerçek hayatı yaşıyor, yoksa şehrin karmaşasında kendisine yol çizmek isteyen insanlar mı? Hızlandırılmış bir kare düşünün. Sürekli değişen günler ve iklimler… Ancak onlar sabit… Evet güneş doğuyor ve batıyor. Bizler için değil biz takip ediyoruz güneşi yakalamaya çalışıyoruz onu. Oysa güneş böylesi bir atmosferde o insanların dinginliğine ayak uydurmaya çalışıyor sanki.


Muhteşem bir göl var Kırgızistan’da. Ve o gölle bütünleşen silueti ile Tanrı dağları, vadiler, dağları delen ırmaklar var. Ama Isıkgöl başka. Şimdilerde deniz olduğu tescillendi deniyor ama adı Isıkgöl bir defa. Buradaki Çolpanata kız lisesinin bahçesinden seyrediyoruz manzaranın güzelliğini. Bir tarafta göl var diğer tarafta karlı dağlar. Kırgızistan’ın eşine az rastlanır manzaralarından birisi işte. İçine tuz karışan şekerle tatlandırdığımız çay, sımsıcak sohbetleri ve ay yüzlü çehreleri ile etrafımızı çevreleyen öğretmenlerle daha bir içilesi hale geliyor. Sohbet hep güzellik adına…

Karakol eyaleti adı üstünde kelime olarak Türkiye’de farklı algılanabilecek bir isme sahip. Ancak buradaki okul ilk açılan okulun selefi konumunda olduğu için önemli. Dolayısıyla okulun ilk müdürü İsmail Kamit ve yurdun müdürü Cafer Topcan beyefendilerin heyecanı da bu noktada artıyor. Onları ilk karşılayanların, yardım edenlerin hasreti de onlar için aslında… İlk çay içme serenatı ile burada tanışıyoruz. Kırgız adetlerinde çay içme bizde anlaşıldığı gibi sadece çay içmek değil Mükellef bir sofra. Çayla beraber kuruyemişler yeniyor, kuruyemişlere meyveler ve reçeller eşlik ediyor. Sonrasında “Aksakal” olarak adlandırılan değerli kişi koyunun kızarmış kellesini parçalar halinde sofranın etrafını çevreleyen insanlara takdim ediyor. Yemek zorundasınız artık bahtınıza ne düşmüşse; kulak parçası, dil, göz ya da kellede ne varsa artık… Sonrasında etin en değerli lezzetli yerleri “Aksakal” dan başlanarak dağıtılıyor. Yiyebildiğinizi yiyor yiyemediğinizi giderken paket halinde size veriyorlar. Gelenek bu. Bu noktada bize bu güzelliği sunan İsmail Soysal Beyefendiye ve Karakol’daki arkadaşlara teşekkürü bir borç biliyoruz.

Yolculuklarımız uzun sürüyor, ağaçlarla çevrelenen bir yol kültürü var çok güzel… Ancak yollardaki çukurların çokluğu kavuşma süresini uzatıyor biraz. Öyle bir yol ki yolun bir kısmı Özbekistan diğer kısmı ise Kırgızistan… Özbekistan sınırından geçerken sert bir bakıştan dolayı yakalanıyoruz Özbek güvenlik güçlerine. Neyse ki gülümseyen arkadaşlar bulunuyor yanımızda da rahatlıkla geçebiliyoruz. Ondan sonrası zaten Kademcay. Burada da bir tepenin eteğinde güzel insanların vazife yaptığı bir okul ve bizi karşılayan yine güzel insanlar ve aydınlık yüzleri parıldayan gözleri ile ışıl ışıl öğrenciler var. Şehrin manzarası eşliğinde güzel bir kamelyanın altında soluklanıyoruz biraz.

Bu arada okulların büyük bir çoğunluğunun bina anlamında yeniden gözden geçirilmeye ihtiyacı var. Gerçi ülke şartlarında iyi sayılabilirler. Yine de zamanın yıpratıcılığı maalesef onların da üzerinde… Türkiye’den fedakar destekleyicilere duyurulur. Bu okulların içinde verilen eğitimse en modern binalarda bile verilemiyor çoğu zaman. İnsanların gönül güzelliği mest ediyor yine bizleri...




Veysel Karani Gümüşdereli - SAMANYOLU TV BELGESEL YAPIMCISI

Samanyolu Haber.com